Sohbet muhabbet sohbet, sohbet odası
Sohbet, Sohbet Odası Okey Oyna


  • Konu İçeriğini Görebilmek İçin Lütfen Üye Olun. Aksi Takdirde İçeriği Göremezsiniz.

En İlginç Fizik Fikirleri

[ZF] Konu Bilgileri

Konu Hakkında Merhaba, tarihinde Fizik kategorisinde Gece Kuşu tarafından oluşturulan En İlginç Fizik Fikirleri başlıklı konuyu okuyorsunuz. Bu konu şimdiye dek 128 kez görüntülenmiş, 0 yorum ve 0 tepki puanı almıştır...
Kategori Adı Fizik
Konu Başlığı En İlginç Fizik Fikirleri
Konbuyu başlatan Gece Kuşu
Başlangıç tarihi
Cevaplar
Görüntüleme
İlk mesaj tepki puanı
Son Mesaj Yazan Gece Kuşu

Gece Kuşu

Emektar Üye
Katılım
23 Eyl 2020
Mesajlar
1,697
Tepkime puanı
53
Puanları
48

İtibar:

Dalga Parçacık İkili
Madde ve ışık aynı anda hem dalgaların hem de parçacıkların özelliklerine sahiptir. Kuantum mekaniğinin sonuçları, belirli deneye bağlı olarak dalgaların parçacık benzeri özellikler sergilediğini ve parçacıkların dalga benzeri özellikler sergilediğini açıkça ortaya koymaktadır. Kuantum fiziği, bu nedenle, belirli bir noktada belirli bir noktada var olan bir parçacığın belirli bir zamanda bulunma olasılığı ile ilgili dalga denklemlerine dayanarak madde ve enerjinin tanımlarını yapabilir.

Einstein’ın Görelilik Teorisi
Einstein‘ın görelilik teorisi, fizik yasalarının nerede bulunduklarına veya ne kadar hızlı hareket ettiklerine veya hızlandıklarına bakılmaksızın tüm gözlemciler için aynı olduğu ilkesine dayanmaktadır. Bu görünüşte sağduyu ilkesi, özel görelilik biçiminde yerelleştirilmiş etkileri öngörür ve kütle çekimini genel görelilik biçiminde geometrik bir fenomen olarak tanımlamaktadır.

Kuantum Olasılığı ve Ölçüm Problemi
Kuantum fiziği, bir parçacığın belirli bir noktada bulunma olasılığını gösteren Schroedinger denklemi ile matematiksel olarak tanımlanır. Bu olasılık, sadece cehaletin bir sonucu değil, sistem için temeldir. Ancak bir ölçüm yapıldığında kesin bir sonuca sahip olunur. Ölçüm problemi, teorinin ölçüm eyleminin aslında bu değişime nasıl neden olduğunu tam olarak açıklamamasıdır. Sorunu çözme girişimleri bazı ilginç teorilere sebep olmuştur.

Heisenberg Belirsizlik İlkesi
Fizikçi Werner Heisenberg, Heisenberg Belirsizlik İlkesini geliştirdi; bu, bir kuantum sisteminin fiziksel durumunu ölçerken elde edilebilecek kesinlik miktarında temel bir sınır olduğunu söylemektedir. Örneğin, bir parçacığın momentumunu ne kadar kesin ölçülürse, konumunu ölçmede o kadar az hassas olunur. Yine Heisenberg’in yorumunda, bu sadece bir ölçüm hatası veya teknolojik sınırlama değil, gerçek bir fiziksel sınırdır.

Kuantum Dolanıklığı ve Yerel Olmama
Kuantum teorisinde, belirli fiziksel sistemler dolaşık hale gelebilir, yani durumlarının başka bir yerdeki başka bir nesnenin durumuyla doğrudan ilişkili olduğu anlamına gelir. Bir nesne ölçüldüğünde ve Schroedinger dalga fonksiyonu tek bir duruma çöktüğünde, diğer nesne karşılık gelen durumuna çöker. Ve bu durum nesneler ne kadar uzakta olursa olsun geçerlidir, yani yerelliktir. Bu kuantum dolanıklığını yani uzaktan ürkütücü eylem olarak adlandıran Einstein, EPR Paradoksu ile bu kavramı aydınlatmıştır.

Birleşik Alan Teorisi
Birleşik alan teorisi, kuantum fiziğini Einstein’ın genel görelilik teorisiyle uzlaştırmaya çalışan bir teori türüdür. Kuantum Yerçekimi, Sicim Teorisi / Süper Sicim Teorisi / M-Teorisi ve Döngü Kuantum Yerçekimi dâhil olmak üzere birleşik alan teorisi başlığı altında yer alan birkaç özel teori vardır.

Büyük Patlama- Bing Bang
Bu evrenin genişlemesindeki öngörüler Albert Einstein Genel Görelilik Teorisi nin geliştirilmesi ile başlamıştır. Georges Lemaitre, bunun evrenin tek bir noktada başladığını gösterdiğini düşünüyordu. Fred Hoyle, radyo yayını sırasında teoriyle alay ederken “Big Bang” adını vermiştir. 1929’da Edwin Hubble, uzak galaksilerde Dünya’dan uzaklaştıklarını gösteren bir kırmızıya kayma keşfetmiştir. 1965’te keşfedilen kozmik fon mikrodalga radyasyonu, Lemaitre’nin teorisini desteklemiştir.

Karanlık Madde ve Karanlık Enerji
Astronomik mesafeler boyunca, fiziğin tek önemli temel kuvveti yerçekimidir. Gökbilimciler hesaplamalarının ve gözlemlerinin tam olarak uyuşmadığını keşfetmişlerdir. Bunu düzeltmek için karanlık madde adı verilen tespit edilmemiş bir madde biçimi teorileştirilmiştir. Son kanıtlar karanlık maddeyi desteklemektedir. Başka çalışmalar da karanlık bir enerjinin olabileceğini göstermektedir. Mevcut tahminler, evrenin % 70 karanlık enerji, % 25 karanlık madde ve evrenin sadece % 5’inin görünür madde veya enerji olduğu yönündedir.

Kuantum Bilinci
Kuantum fiziğindeki ölçüm problemini çözme girişimlerinde (yukarıya bakınız), fizikçiler sıklıkla bilinç problemiyle karşılaşırlar. Çoğu fizikçi bu sorundan kaçmaya çalışsa da, bilinçli deney seçimi ile deneyin sonucu arasında bir bağlantı var gibi görünmektedir. Bazı fizikçiler, en önemlisi Roger Penrose, mevcut fiziğin bilinci açıklayamayacağına ve bilincin tuhaf kuantum alemiyle bir bağlantısı olduğuna inanmaktadırlar.

Antropik İlke
Son kanıtlar, evrenin biraz farklı olsaydı, herhangi bir yaşamın gelişmesi için yeterince uzun süre var olmayacağını gösteriyor. Tesadüfe dayalı olarak, içinde var olabileceğimiz bir evrenin olasılıkları çok küçüktür. Tartışmalı Antropik İlke, evrenin ancak karbon temelli yaşamın ortaya çıkabileceği şekilde var olabileceğini belirtir. Antropik İlke ilgi çekici olsa da, fiziksel bir teoriden çok felsefi bir teoridir. Yine de, Antropik İlke, ilgi çekici bir entelektüel bilmece oluşturmaktadır.

Görelilikten kuantum fiziğine kadar en tuhaf fizik olgusu, bilimin sıkıcı olduğunu düşünen insanları yanıltan bir durum olarak karşımıza çıkmaktadır. Fizik tuhaftır ve bu inkar edilemez bir gerçektir. Olasılıklar dışında var olmayan parçacıklar; ne kadar hızlı hareket ettiğine göre değişen zaman; bir kutuyu açana kadar canlı ya da ölü olabilecek ölü canlılara kadar birçok tuhaflığı barındıran fizik bilimi yüzyıllardır insanlık tarihine hizmet vermektedir. Fizik ile ilgili cevaplanması gereken birçok soru vardır ve olmaya da devam edecektir. Belki de fiziği popüler yapan bu durumudur.
 
Üst Alt